Herkese Merhaba,
Mutlaka siz de duymuşsunuzdur, bazı insanlar insanların asla değişmeyeceğini düşünür, bazıları ise eğer gerçekten isterlerse her şeyi değiştirebileceklerini. Ben de ikinci gruptayım. Gerekli motivasyon gücü olduğu takdirde bir insanın -eğer isterse- her şeyi yapabileceğini, değişebileceğini, imkansızı imkanlı kılabileceğine inanırım.
Değişime bir de tarihsel açıdan bakalım. Evrenin 13 milyar, dünyamızın 3.5 milyar, insana benzeyen canlıların 500 bin, bize benzeyen insanların ise ancak 40 bin yıllık geçmişi olduğunu hatırlarsak, bu dönemin önemini ancak kavrayabiliriz. Her bireyin kendi mutluluğu ve başarısı açısından belirleyici olan üç önemli karar son üç-beş kuşak tarafından verilmektedir. Hayatın akışını belirleyen bu kararlar şu sorulara dayanır:
- Nerede yaşayacağım?
- Ne yapacağım?
- Bunları kiminle yapacağım?
Ortalama üç kuşak öncesine kadar insanların yüzde sekseninden fazlası doğduğu yerde yaşar, anne ve babasının yaptığı işi yapar, daha sonra biyolojik olgunluğa ulaşınca da aynı mahallede birkaç ev uzakta olan ve ailelerinin uygun gördüğü kişiyle evlenerek hayatlarını sürdürürlerdi.
Ancak endüstri devriminin ürünü olan demiryolları ve fabrikalardaki çalışma imkanları, insanları yaşadıkları yerlerin dışına çıkardı. Bunun sonucu olarak bireysel özgürlüklerde patlama oldu. Önümüzdeki seçenekler dört beş kuşak önceki atalarımızla kıyaslanamayacak şekilde arttı ve mutluluğun sorumluluğu kendi kararlarımıza bağlı olmaya başladı.
Değişim yaşla birlikte yavaşlasa da her yaşta insan gelecekte ne kadar değişeceklerini öngörmek konusunda yanılırlar. Bunun insan hayatına hangi alanlarda yansıdığını göstermek için Harvard Üniversitesi psikologlarından Daniel Gilbert bir araştırma yapmış. Bu araştırmada en iyi arkadaşları, en iyi tatilleri, en sevdikleri spor ve müzik toplulukları konusunda katılımcılara üç soru sorulmuştur. Bu sorulardan birincisi bugünkü tercihleri, ikincisi gelecek on yılda bunun değişip değişmeyeceği konusundaki öngörüleri, üçüncüsü de son on yılda spor ve müzik zevklerindeki değişikliği değerlendirmeye yöneliktir. Yukarıdaki bilgilerin ışığı altında, katılımcıların son on yılda bu konuda önemli değişiklikler olduğunu ancak gelecek on yılda böyle bir değişiklik beklemediklerini söylemelerini tahmin etmek zor olmaz. Bunun nedeni insanların hatırlamanın kolaylığı ile hayal etmenin zorluğunu karıştırmasıdır. Bu nedenle on yıl önce nasıl bir insan olduğumuzu kolayca hatırlayabilirken, on yıl sonra nasıl olacağımızı gözümüzde canlandırmakta zorluk çekeriz.
Bugün olmak istediğiniz gelecekteki hayatınızı gözünüzün önünde canlandırmak ve üzerinde düşünmek için kendinize on dakika ayırmanızı rica ediyorum.
Siz kim olacaksınız? Nasıl görüneceksiniz? Hangi alışkanlıklarınızdan kurtulmuş olacaksınız? Hangi alışkanlıklarınızı düzenli yapacaksınız? Etrafınızda kimler olacak? Ne yiyeceksiniz? Nasıl konuşacaksınız? Ne giyeceksiniz? Sabah uyandığınızda ne yapacaksınız? Hangi karakter özelliklerinizi güçlendirmiş olacaksınız?
- Yazımı sevdiysen serinin devamını ‘Alışkanlıkların Gücü Mail Programı‘mda bulabilirsin.