Herkese Merhaba,
Pozitif düşüncenin temel konularından biri olan minnettarlıktan bahsetmek istiyorum sizlere. Hayatımızdaki güzelliklere gerçekten zaman ayırarak, üzerinde düşünerek minnet duyuyor muyuz gerçekten? Yoksa alelade, dilimize pelezenk olmuş bir şekilde mi şükrümüzü belirtiyoruz yaşadıklarımıza? Temiz suya ulaşımımızın bu kadar kolay olması, barınma ihtiyacımızı karşılıyor oluşumuz, yediğimiz yemeğin tadını fark etmemiz dahi aslında şükredilecek konularımızın başında geliyor.
Minnettarlığın birçok faydası olduğu inkar edilemez. Aslında daha iyi bir topluma dönüşmeye bizi götürecek, yapabileceğimiz küçük bir adım olarak dahi bakabiliriz bu konuya.
Psychology Today, minnettarlığı ‘Kişinin ne istediğine yönelik tüketici odaklı bir vurgunun aksine kişinin, sahip oldukları için takdirini ifade eden bir duygu’ olarak tanımlıyor.
Dr. Angeles Arrien’e göre minnettarlık ‘Çeşitli bağlamlarda kendiliğinden kıvılcımlanan ve dile getirilen her insanda doğuştan gelen bir nitelik.’ Dünyadaki her dilin ‘Teşekkür ederim.’ deme şekli farklıdır. Minnettarlık tüm sınırları aşar – inanç, yaş, meslek, cinsiyet ve ulus – ve tüm büyük dini gelenekler tarafından vurgulanır.
Minnettarlık bu bakış açısını edindiğimizde evrensel bir özellik gibi görünse de bazen dünyanın baskılarına yenik düşeriz ve nasıl minnettar olacağımızı unuturuz.
Şükran duygusunu kendi içimizde ve çevremizdeki insanlarda geliştirebileceğimize odaklanarak bunun için de bir rutinleştirme organize etmek hayatımızı daha kolaylaştırır.
30 gün boyunca sabah ya da akşamları minnettarlık egzersizleri yapmak ve günlük hayatımıza düzenli şükür seansları dahil etmek bize ne gibi faydalar sağlar hep birlikte bir bakalım:
Minnettarlık üzerine yapılan birçok araştırma, minnettar olmanın sonunda daha iyi sağlık, daha iyi ilişkiler, daha iyi duygular, daha iyi kişilik ve daha iyi bir kariyere yol açtığını göstermiştir. Bu niteliklere sahip olmak, bütünsel bakınca aslında daha mutlu bir yaşamın kapısını açacak anahtarlar olarak karşımıza çıkıyor.
Ancak bu tabii ki hayatın mükemmel olduğu anlamına gelmiyor. Şikayetleri, yükleri, sıkıntıları göz ardı edemeyiz. Ancak hayata daha üst bir açıdan baktığımızda minnettarlık bizi, hayatımızda bir miktar daha iyi olmaya ve yaşama pozitif bakmaya teşvik eder.
Minnettarlık dünyayı olumlu bir şekilde görmenizi sağladığından, hayatınızı olumsuz yönde etkileyen şeylere odaklanma olasılığınızı azaltır. Bu da zihinsel olarak güçlü ve kendinizden emin olmanıza, daha yüksek bir benlik saygısına sahip olmanıza yardımcı olur. Kısacası; aslında minnettarlığın özgüvenimizi de direkt olarak etkilediğini söyleyebiliriz.
İster minnet duymak, ister şükretmek, ister teşekkür etmek olarak adlandıralım, her şekilde bu olumlu duygular hayatımızda harikalar yaratır. Hem kendimizle, hem çevremizle olan ilişkimiz için takdirimizi dile getirmek ve bunu net bir şekilde göstermek ilişkilerimizi kuvvetlendirir. Bu nedenle, ister bir yabancıya kapıyı tuttuğu için teşekkür edin, ister size bir projede yardımcı olan iş arkadaşınıza bir teşekkür notu gönderin, diğer insanların size katkılarını onları takdir ederek kabul etmek hayatınızda yeni kapılar açmaya yardımcı olacaktır.
- Yazımı sevdiysen serinin devamını ‘Pozitif Düşünce Mail Programı‘mda bulabilirsin.